1) Anayasa Mahkemesi hakkında bilgi veriniz?
       – Anayasa Mahkemesi 15 üyeden oluşur. Kanunların, kanun hükmünde kararnamelerin ve TBMM içtüzüğünün anayasaya şekil ve esas bakımından uygunluğunu denetleyen mahkemedir. Anayasa değişikliklerini ise sadece şekil yönünden inceler. Üyelerini;
      TBMM, 2 üyeyi Sayıştay Genel Kurulunun kendi başkan ve üyeleri arasından seçer. 1 üyeyi ise baro başkanlarının serbest avukatlar arasından göstereceği 3 aday arasından gizli oylama yapılarak seçer.
      Cumhurbaşkanı, 3 üyeyi Yargıtay, 2 üyeyi Danıştay, 3 üyeyi YÖK ile 4 üyeyi serbest avukatlardan,birinci sınıf hakim ve savcılardan, en az beş yıl raportörlük yapmış Anayasa Mahkemesi rapörtörlerinden ve üst düzey yöneticilerden seçer.
Anayasa Mahkemesi üyeleri 12 yıllığına tek seferlik seçilirler. Anayasa Mahkemesi Başkanı ise üyeler arasından gizli oy ile 4 yıllığına seçilir.

2) Devlet memurlarının disiplin cezaları nelerdir?
        – Uyarma , kınama , aylıktan kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması, devlet memurluğundan çıkarma

3) Hakimler ve Savcılar Kurulu hakkında bilgi veriniz?
        – 13 üyeden oluşur. HSK başkanı Adalet Bakanıdır. Kurulun 3 üyesi adli yargı hakim ve savcılarından, 1 üyesi idari hakim ve savcılarından, 4 üyesi Cumhurbaşkanı tarafından ( 3 Yargıtay 1 Danıştay) , 3 üyesi TBMM tarafından seçilir. Adalet Bakanlığı Müsteşarı bu kurulun doğal üyesidir.

4) Yüksek mahkemeleri sayınız?
        -Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Uyuşmazlık Mahkemesi.

5) Anayasa Mahkemesi Başkanı kimdir?
        -Zühtü ARSLAN

6) Atatürk’ün köpekleri ve atlarının isimleri nelerdir?
        – köpeklerin isimleri; Alp, Alber, Fox. — atlarının isimleri; Sakarya ve Çankaya

7) Cumhurbaşkanlığı forsunda kaç yıldız vardır ve neyi temsil eder?
        -16 adet yıldız bulunur ve tarih boyunca kurulan 16 büyük Türk devletini temsil eder.

8) Dünyanın ilk yerleşim yeri neresidir?
        – Konya Çatalhöyük

9) En fazla kahve nerede üretilir?
        – Brezilya

10) Cumhurbaşkanlarımızı sırasıyla sayınız?
        – Mustafa Kemal Atatürk, İsmet İnönü, Celal Bayar, Cemal Gürsel, Cevdet Sunay, Fahri Korutürk, Kenan Evren, Turgut Özal, Süleyman Demirel, Ahmet Necdet Sezer, Abdullah Gül, Recep Tayyip Erdoğan…

11) Hatay Cumhuriyeti’nin son başbakanı kimdir?
       – Abdurrahman Melek

12) İstiklal Marşımızın bestecisi kimdir?
       -Osman Zeki Üngör

13) Manda ve himaye hangi kongrede reddedilmiştir?
       – Erzurum kongresinde reddedilmiştir.

14) Misakı milli hakkında bilgi veriniz?
       – Misakı milli kararları 28 Ocak 1920 de kabul edilmiştir. *Milli sınırlar içinde vatan bir bütündür parçalanamaz.(Mondros ateşkes antlaşmasının imzalandığı sıradaki sınırlar) *Mondros ateşkes antlaşmasından önce işgal altına girmiş Arap topraklarının geleceği, bu bölge halkının yapacağı serbest seçimlerle belirlenmelidir. *kendi istekleriyle anavatana katılmış olan elviyei selase (Kars, Ardahan, Batum) ile batı Trakyanın hukuki durumunu belirlemek için gerekirse yeniden halk oylaması yapılmalıdır. *ülkemizdeki Hıristiyan azınlıklara, komşu ülkelerdeki Müslümanlara tanınan haklardan fazlası verilemez(devletlerin eşitliği ilkesi) *siyasi, adli ve ekonomik gelişmelerimize engel olacak bütün sınırlamalar kaldırılmalıdır.(kapitülasyonlar)payımıza düşecek borçlarımızın ödenmesi şartları da bu esasa aykırı olmayacaktır. *İstanbul ve Çanakkale boğazlarının güvenliğinin sağlanması şartı ile boğazların dünya ulaşım ve ticaretine açılması için ilgili devletlerle birlikte vereceğimiz kararlar geçerli olacaktır.

15) Osmanlıda ilk halife kimdir?
       -Yavuz Sultan Selim

16) Anayasının ilk üç maddesini sayınız?
       -1: devletin şekli
             Devletin şekli cumhuriyettir.
        2: Cumhuriyetin Nitelikleri
            Türkiye cumhuriyeti toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan demokratik, laik ve sosyal bir devlettir.
        3: Devletin bütünlüğü, Resmi dili, Bayrağı, Milli Marşı ve Başkenti
           Türkiye devleti; ülkesi ve milleti ile bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir. Bayrağı: Şekli kanunla belirtilen beyaz ay yıldızlı al bayraktır. Milli marşı İstiklal Marşıdır. Başkenti Ankara’dır.

17) Osmanlı devletinde fetret devri hangi padişah döneminde son bulmuştur?
       – 1.Mehmet Han (Çelebi Mehmet)

18) Büyük okyanus ve atlas okyanusunu bağlayan boğaz?
       – Panama Kanalı

19)  İstiklal Marşı ne zaman kabul edildi?
       – Mehmet Âkif Ersoy tarafından kaleme alınan bu eser, 12 Mart 1921’de Birinci TBMM tarafından “İstiklâl Marşı” olarak kabul edilmiştir

20) Trablusgarp savaşından sonra Osmanlı İtalya arasında imzalanan antlaşma hangisidir?
       – Uşi antlaşması

21) İlk kadın bakan?
       – Türkan Akyol (1971)

22) AB ye girmeyi referandumla reddetmiş ilk ülke ?
       – Norveç

23) Hatay’ın anavatana katılış tarihi?
       – 30 Haziran 1939

24) ATATÜRK’ÜN KENDİ İFADESİYLE İLKELERİNİN TANIMI TEMEL İLKELER
           1 –Cumhuriyetçilik:
 – Türk milletinin karakter ve adetlerine en uygun olan idare, Cumhuriyet idaresidir.(1924) – Cumhuriyet rejimi demek, demokrasi sistemiyle devlet şekli demektir. (1933) – Cumhuriyet, yüksek ahlaki değer ve niteliklere dayanan bir idaredir. Cumhuriyet fazilettir… (1925) – Bugünkü hükümetimiz, devlet teşkilatımız doğrudan doğruya milletin kendi kendine, kendiliğinden yaptığı bir devlet ve hükümet teşkilatıdır ki, onun adı cumhuriyet’tir. Artık hükümet ile millet arasında geçmişteki ayrılık kalmamıştır. Hükümet millet ve millet hükümettir. (1925)
           2 – Milliyetçilik: – Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türk halkına Türk Milleti denir. (1930) – Diyarbakırlı, Vanlı, Erzurumlu, Trakyalı, hep bir soyun evlatları ve aynı cevherin damarlarıdır. (1923 – Biz doğrudan doğruya milliyetperveriz ve Türk milliyetçisiyiz. Cumhuriyetimizin dayanağı Türk toplumudur. Bu toplumun fertleri ne kadar Türk kültürüyle dolu olursa, o topluma dayanan Cumhuriyet de o kadar kuvvetli olur. (1923)
          3 – Halkçılık: – İç siyasetimizde ilkemiz olan halkçılık, yani milletin bizzat kendi geleceğine sahip olması esası Anayasamızla tespit edilmiştir. (1921) – Halkçılık, toplum düzenini çalışmaya, hukuka dayandırmak isteyen bir toplum sistemidir. (1921) – Türkiye Cumhuriyeti halkını ayrı ayrı sınıflardan oluşmuş değil, fakat kişisel ve sosyal hayat için işbölümü itibariyle çeşitli mesleklere ayrılmış bir toplum olarak görmek esas prensiplerimizdendir. (1923)
           4 – Devletçilik: – Devletçiliğin bizce anlamı şudur: kişilerin özel teşebbüslerini ve şahsi faaliyetlerini esas tutmak, fakat büyük bir milletin ve geniş bir memleketin ihtiyaçlarını ve çok şeylerin yapılmadığını göz önünde tutarak, memleket ekonomisini devletin eline almak. (1936) – Prensip olarak, devlet ferdin yerine geçmemelidir. Fakat ferdin gelişmesi için genel şartları göz önünde bulundurmalıdır. (1930) – Kesin zaruret olmadıkça, piyasalara karışılmaz; hiçbir piyasada başıboş değildir. (1937)
           5 – Laiklik: – Laiklik, yalnız din ve dünya işlerinin ayrılması demek değildir. Bütün yurttaşların vicdan, ibadet ve din hürriyeti de demektir. (1930) – Laiklik, asla dinsizlik olmadığı gibi, sahte dindarlık ve büyücülükle mücadele kapısını açtığı için, gerçek dindarlığın gelişmesi imkânını temin etmiştir. (1930) – Din bir vicdan meselesidir. Herkes vicdanının emrine uymakta serbesttir. Biz dine saygı gösteririz. Düşünüşe ve düşünceye karşı değiliz. Biz sadece din işlerini, millet ve devlet işleriyle karıştırmamaya çalışıyor, kasıt ve fiile dayanan tutucu hareketlerden sakınıyoruz. (1926)
          6 – İnkılâpçılık: – Yaptığımız ve yapmakta olduğumuz inkılâpların gayesi Türkiye Cumhuriyeti halkını tamamen çağdaş ve bütün anlam ve görüşleriyle medeni bir toplum haline ulaştırmaktır. (1925) – Biz büyük bir inkılâp yaptık. Memleketi bir çağdan alıp yeni bir çağa götürdük. (1925)

                                                    BÜTÜNLEYİCİ İLKELER
          1 – Milli Egemenlik: – Yeni Türkiye devletinin yapısının ruhu milli egemenliktir; milletin kayıtsız şartsız egemenliğidir. Toplumda en yüksek hürriyetin, en yüksek eşitliğin ve adaletin sağlanması, istikrarı ve korunması ancak ve ancak tam ve kesin anlamıyla milli egemenliği sağlamış bulunmasıyla devamlılık kazanır. Bundan dolayı hürriyetin de, eşitliğin de, adaletin de dayanak noktası milli egemenliktir. (1923)
          2 – Milli Bağımsızlık: – Tam bağımsızlık denildiği zaman, elbette siyasi, mali, iktisadi, adli, askeri, kültürel ve benzeri her hususta tam bağımsızlık ve tam serbestlik demektir. Bu saydıklarımın herhangi birinde bağımsızlıktan mahrumiyet, millet ve memleketin gerçek anlamıyla bütün bağımsızlığından mahrumiyeti demektir. (1921) – Türkiye devletinin bağımsızlığı mukaddestir. O ebediyen sağlanmış ve korunmuş olmalıdır. (1923)
          3 – Milli Birlik ve Beraberlik: – Millet ve biz yok, birlik halinde millet var. Biz ve millet ayrı ayrı şeyler değiliz. (1919) Biz milli varlığın temelini, milli şuurda ve milli birlikte görmekteyiz. (1936) Toplu bir milleti istila etmek, daima dağınık bir milleti istila etmek gibi kolay değildir. (1919)
          4 – Yurtta Sulh (Barış), Cihanda Sulh: – Yurtta sulh, cihanda sulh için çalışıyoruz. (1931) – Türkiye Cumhuriyeti’nin en esaslı prensiplerinden biri olan yurtta sulh, cihanda sulh gayesi, insaniyetin ve medeniyetin refah ve telakisinde en esaslı amil olsa gerekir. (1919) – Sulh milletleri refah ve saadete eriştiren en iyi yoldur. (1938)
          5 – Çağdaşlaşma: – Milletimizi en kısa yoldan medeniyetin nimetlerine kavuşturmaya, mesut ve müreffeh kılmaya çalışacağız ve bunu yapmaya mecburuz. (1925) – Biz batı medeniyetini bir taklitçilik yapalım diye almıyoruz. Onda iyi olarak gördüklerimizi, kendi bünyemize uygun bulduğumuz için, dünya medeniyet seviyesi içinde benimsiyoruz. (1926)
          6 – Bilimsellik ve Akılcılık: a) Bilimsellik: Dünyada her şey için, medeniyet için, hayat için, başarı için en gerçek yol gösterici bilimdir, fendir. (1924) Türk milletinin yürümekte olduğu ilerleme ve medeniyet yolunda, elinde ve kafasında tuttuğu meşale, müspet bilimdir. (1933) b) Akılcılık: Bizim, alık, mantık, zekâyla hareket etmek en belirgin özelliğimizdir. (1925) Bu dünyada her şey insan kafasından çıkar. (1926)
          7 – İnsan ve İnsanlık Sevgisi: – İnsanları mesut edeceğim diye onları birbirine boğazlatmak insanlıktan uzak ve son derece üzülünecek bir sistemdir. İnsanları mesut edecek yegâne vasıta, onları birbirlerine yaklaştırarak, onlara birbirlerini sevdirerek, karşılıklı maddi ve manevi ihtiyaçlarını temine yarayan hareket ve enerjidir. (1931) – Biz kimsenin düşmanı değiliz. Yalnız insanlığın düşmanı olanların düşmanıyız. (1936)

25)        ADLİ TERİMLER
Adli sicil kaydı: Kesinleşmiş mahkumiyet kararlarını gösterir kayıt.
Aleniyet: Açıklık, izlenebilirlik.
Ara karar: Son hüküm olmayıp hükme giden yolda verilen ara, yardımcı kararlar.
Arama (Adli arama): Hâkim kararı ile yapılan ev ve işyeri araması.
Arama (Önleme araması): Suçun işlenmeden önceki aşamasında idarece yürütülen arama biçimi. Ayırma (Davaların ayrılması): Fiili ya da hukuki bağlantısı olmayan veya birisi hakkında verilecek kararın diğer davayı etkilemeyeceği durumlarda davaların ayrılarak yürütülmesi.
Bağlantı (Davalar arası): İrtibat, bir dava hakkında verilecek karar diğerini etkileyebilecek durumda olması.
 Beraat: Suçlu bulunmama hali, başlangıçtan beri kirlenmemiş olma.
Bihakkın (Tahliye): Şart olmaksızın, hakkıyla cezasını çekmiş, tüketmiş olma.
Bilirkişi (Ehl – i vukuf): Alanında görüşüne başvurulacak kadar uzman.
Birleştirme (Davaların birleştirilmesi): Aralarında bağlantı olan, biri hakkında verilecek kararın diğer dava sonucu etkileyecek olması durumunda her iki davanın birlikte yürütülmesi.
 Bono: Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenen, alacağın miktarını, borçlusunu ve ödenme zamanını gösteren belge. Butlan: Hukuki işlemin hiç doğmamış sayılması, yok sayılması.
Cebri icra: Zorla yerine getirme.
Celse: Oturum, duruşma.
Ceza fişi: Kesinleşen kararların türü ve miktarına ilişkin adli sicil (sabıka) kayıtlarına işlemek üzere düzenlenen ve adli sicile sevkedilen evrak.
Ciranta: Bir senedi ciro eden kimse.
Ciro: Bir senet veya havalenin alacaklı tarafından diğeri namına çevrilmesi ile üzerine buna dair şerh verilmesi.
Çağrı kâğıdı: Cumhuriyet Savcılığı aşamasında dinlenmesi gereken şüpheli, mağdur ve tanıkların gelmesini isteyen kağıt.
 Daimi arama: Faili bulunamayan suçların araştırıldıkları dosyalara verilen isim.
Davanâme: Cumhuriyet savcısının konuyu ilgilendiren ancak ceza davası niteliği taşımadığı için hukuk mahkemelerinde görülecek olan davayı açtığı belge.
Açıklama: Özellikle mahkemeler, genel olarak da adliyelerin günlük işleyişinde sıkça kullanılan hukuki terimlerden bir kısmı kitabın daha kolay anlaşılması amacıyla listelenerek kısaca açıklanmaya çalışılmıştır. Terimlerin açıklamaları Türk Dil Kurumu güncel türkçe sözlük ve çeşitli hukuk sözlüklerinden yararlanılarak hazırlanmıştır.
Davanın kabulü: Dava dilekçesindeki istemi bütünü ile veya kısmen kabul eden hukuk mahkemesi sonuç kararları.
Davanın reddi: Dava dilekçesindeki istemi bütünü ile veya kısmen reddeden hukuk mahkemesi sonuç kararları.
Davetiye: Duruşmaya çağrı kağıdı.
Davetname: Çağırmaya yetkili makamların kişinin hazır olması bakımından çıkarılan çağrı kağıdı.
Delil: Bir vakıanın varlığını ortaya koyan vasıta, işaret.
Denetimli serbestlik: Cezaevine girmeksizin, dışarıda bazı kurallara uyma zorunluluğu.
Disiplin hapsi: Yargılama sürecinde düzen bozuculara karşı , temyizi ve itirazı kabil olmayan, şartla tahliyesi bulunmayan 4 günü geçmeyen uslandırma amaçlı bir hapis türü.
Düplik: Davanın replik (cevaba cevap) yazısına karşı davalının vermiş olduğu cevap; ikinci cevap.
Düşme kararı: Yürüme şartını kaybeden davaların görülemeyeceğine ve sükutuna ilişkin karar.
El koyma: Suça konu veya delil niteliği olan eşya ve malın Cumhuriyet Savcılığı ve mahkeme aşamasında alıkonulması.
Emanet: Alıkonulan eşya,mal veya paranın yargı kararı kesinleşinceye kadar adliyede, Cumhuriyet Savcılığı bünyesinde bir deftere konularak muhafazası.
Emanet memuru: Emanet eşya işleri ile uğraşan memur.
Fail: Hareketi gerçekleştiren kişi (özne), suçu işleyen.
Faili meçhul: Kim tarafından işlendiği bilinmeyen hadiseler.
Fezleke: Hülasa netice yazısı (soruşturma evrakının özeti), özel anlamıyla ağır ceza mahkemesinin bulunmadığı ilçelerde meydana gelen olayların, ağır ceza mahkemesi görev alanına girdiğinde, bütün deliler toplanarak merkez Cumhuriyet Başsavcılıklarına gönderilen iddianame öncesi sonuç yazısı.
Gaip: Yokluğu farz edilen kişi, bulunduğu yer bilinmeyen, yurt dışında olup da getirilemeyen veya getirilmesi uygun olmayan kişi.
Gerekçeli karar: Duruşma bitiminde verilen son kısa hükmün gerektirici sebeplerini içeren mahkeme kararı.
Görev: Kanunla tespit edilen ve bir mahkemenin yargılama alanını gösteren terim.
Gözaltı: Ortaya çıktığı düşünülen bir suçun araştırılması, delillerin karartılmasının engellenmesi ve kişinin sorgusu için şüphelinin savcı talimatı ile; kanunda belirtilen sürece alıkonulması.
Haciz: Alacaklının talebi ve yasal koşulların oluşması halinde borçlunun malları üzerine satılamaz şerhinin konulması ve gerekirse malın yed – i emine teslimini gösteren hukuki tanım.
Hak düşürücü süre: Var olan bir hakkın kullanılmaması halinde belirli bir süre sonunda bu kullanım hakkını düşüren süre.
Hak ehliyeti: Hukuki işlem yapabilme ehliyeti, alacak sahibi olma, borçlanabilme yeteneği.
Hâkimin reddi: Yasada yazılı nedenlerle davaya bakması adaletin yerine getirilmesini engelleyeceği düşünülen hâkimin davaya bakmamasını talep etme.
Hakkın kötüye kullanılması: Hukukun korumadığı hak kullanma biçimi.
Haksız fiil: Hukukun korumadığı, hakka dayanmayan fiil.
 Hapsen tazyik: Hapisle zorlama, hukuka aykırı hareket edeni uslandırma, hukuka uymaya zorlama hapsi.
Harç: Resmi bir muamele başvurusu yapılırken ödenmesi gereken yasal meblağ.
Harç tahsil müzekkeresi: Kesinleşen kararlara ilişkin harçların tahsili için maliyeye yazılan yazı kağıdına verilen ad.
Heyet: Üç veya daha fazla hâkimin bir arada çalışması.
Hukuki ihtilaf: İçerisinde suç barındırmayan, ceza soruşturmasına konu olmayan çekişme.
Hukuki işlem: Yasadan kaynaklanan ve hukuk alanında sonuç doğuran işlemler.
 Hükmen tutuklu (Hüküm özlü): Hakkında ilk derece mahkemesinin mahkumiyet kararı verdiği ve tutuk halinin devamına hükmettiği kişinin hukuki durumu.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması: Sanık hakkında 2 yıl ve daha az mahkumiyet söz konusu olduğunda ve yasal şartlar çerçevesinde; verilen kararı açıklamadan sonuç doğurmayacak bir alana terk etme.
Hüküm fıkrası: Son kararın yer aldığı duruşma sonu yazılan bölüm.
İcra: Kanunen yükümlü olan tarafça yerine getirmesi gereken bir edimin veya hareketin yerine getirilmemesi halinde; devlet gücü ile yerine getirilmesi.
İddianame: Şüpheli hakkında mahkemeye sunulan ve cezalandırma talebini içeren Cumhuriyet Savcılığı yazısı.
İflas: Borçların ödenememesi hali.
İhzar (Zorla getirme): Kolluk gücü ile mahkemeye zorla getirme.
İlam: Kesinleşmiş ve yerine getirilmesi gereken mahkeme kararı.
İncelenmeksizin ret: Esas incelemeye konu olamayacak başvurunun usuli yoldan reddi.
İnfazın ertelenmesi: Belirli mahkumiyetlerin infazının, geçerli mazeret ve koşulların varlığı halinde ileriye tehiri.
İptal: Hukuki işlemin geçersizliğinin tespiti.
İsticvap: Bir tarafın kendi aleyhine olan belli bir (veya birkaç) vakıa hakkında mahkeme tarafından sorguya çekilmesi.
İstinabe: Mahkeme mahallinde bulunmayan ve mahkemece dinlenmesi gereken kişinin, yargılayan mahkemenin talebi ile oturduğu yer mahkemesince dinlenmesi.
İştirak: Bir fiile birden çok kişinin katılımı.
İtiraz: Yapılan bir hukuki işleme veyahut verilen bir karara karşı; kanunun gösterdiği şekilde ikinci bir kez inceleme istemi.
İzalei şüyu (Ortaklığın giderilmesi): İştirak halindeki mülkiyetin paylaştırıması işlemi.
Kalem: Mahkemeler ve Cumhuriyet savcılıklarının yazı işlerini yürüten birimi.
Kambiyo senedi: Yasaca ayrıcalıklı korunan senet türü.
 Kamu düzeni: Yasaların öngördüğü ve toplumun genelini ilgilendiren uyum hali.
Kamu yararı: Toplumun geneline ve düzene yansıyan yarar.
Kanun yararına temyiz (Yazılı emir): Hukuka aykırı bir sonuç doğuran ancak Yargıtay incelemesinden geçmeksizin kesinleşen hükümlerle ilgili olarak Adalet Bakanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başvurulan bir kanun yoludur, amacı ise yanlış hukuki kararların yerleşmesini ve örnek alınmasını engellemektir.
Karar düzeltme: Yargıtay ilgili dairesinin bozma veya onama kararından sonra; açık bir hukuka aykırılık görüldüğünde son kez aynı daireden kararını tekrar gözden geçirmesine ilişkin istemin kabulü.
Kararın tavzihi / açıklanması: Verilen kararda belirsiz hususların kararı veren merci tarafından açıklığa kavuşturulması.
Katılan (Müdahil): Davada taraf olan ve yasanın dava taraflarına verdiği hakları kullanan kişi.
Kayıt tashihi / düzeltmesi: Herhangi bir resmi kayıttaki yanlışlığın mahkeme yoluyla düzeltilmesi.
Kesinleştirme: Hukuki yolları tüketen bir yargı kararının sonuç doğurması için mahkemece düşülen şerh.
Kısa karar: Duruşma sonrası verilen ve henüz gerekçesi yazılmayan karar.
Kolluk: Güvenlik birimleri.
Komisyon (Adli Yargı Adalet Komisyonu): Ağır ceza mahkemesi bulunan yerlerde teşkilatlanan, başkanı Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK)nca atanan, bir üyesi Başsavcı, diğer üyesi ise yine HSYK’ca belirlenen, personel işlerini yürüten kurul.
Konkordato: Dürüst borçlunun önerip de en az üçte iki alacaklısının kabulü ve ticaret mahkemesinin onaması ile ortaya çıkan bir anlaşmayla, alacaklıların bir kısım alacaklarından vazgeçmesi ve borçlunun da bu anlaşmaya göre kabul edilen borcun belli yüzdesini, tamamını ya da daha fazlasını, kabul edilen vadede ödeyerek borcundan kurtulması.
Kovuşturma: Ceza davasının mahkeme evresi; yargılama safhası.
Layiha: Herhangi bir konuda bir görüş ve düşünceyi bildiren yazı; tasarı.
Maddi hata: Esasa ilişkin olmayan, yazıda ve rakamda yanılgıyı gösterir hata.
Mahcuz (Hacizli): Üzerinde satılamaz şerhi bulunan menkul / gayrımenkul her türlü eşya veya değer.
Mahkum (Hükümlü): Mahkumiyet kararı kesinleşen sanık.
Mahsup: Daha önce tutuklu kalıp beraat eden kişinin bir sonraki eylemi sonucu aldığı mahkumiyetten önceki tutukluluk süresinin düşülmesi; hesap etmek, hesaba geçirmek.
Malen sorumlu(luk): Cezai yönden değil malvarlığı ile sorumlu(luk).
Men’i müdahale: Bir gayrımenkulun haksız işgali halinde açılan dava ve sonuçta verilen karar.
Mevcutlu: Kolluk tarafından bir soruşturma evrakı getirilirken, soruşturmaya konu şahısların da birlikte getirilmesi.
Müdafi: Savunman, vekalet ilişkisi olmaksızın yasa gereği şüpheli ve sanığı savunan avukata verilen yasal isim.
Müddeabih: Hukuk davasının konusu, talep edilen şey.
Müddetname: Hükümlünün cezasını formüle eden Cezaevine girilmesi ve çıkılması gereken zamanla beraber, yasal ceza indirimlerini de konu eden savcılık kâğıdı.
Müsadere: Kendiliğinden suç teşkil eden veya suçta kullanılan eşyanın zoralımı.
Müşterek: Pay üzerinde tasarruf edilebilen ortaklık hali.
Mütalaa: Görüş. Mütemmim cüz: Bütünün vazgeçilmez parçası.
Müteselsil: Birbirini izleyen, zincirleme.
Müvekkil: Vekalet veren, avukatın vekilliğini yaptığı kişi.
 Müzakere: Karşılıklı konuşma, tartışma.
 Müzekkere: İstem yazısı.
Nüfus tashihi: Ad, soyad ve yaş düzeltme işlemlerinin genel adı.
Replik: Davacının, davalının cevap layihasına (yazısına) karşı verdiği cevap; cevaba cevap.
Resen: Kendiliğinden.
Resim ve harç: Vergi isimleri.
Sanık: Hakkında kamu davası açılan şüpheli.
Savunma: Şüpheli veya sanığın üzerine atılı suç isnadına karşı, aleyhindeki delilleri bertaraf etmek üzere kendisi ile fiil arasındaki ilişkiyi, kendi görüşüyle ortaya koymak, kendi görüşüne ilişkin olarak delil toplanmasını talep etmek.
Sorgu: Şüpheli veya sanığın hâkimce ifadesinin alınması ve soru sorulması.
Soruşturma: Savcılığın iddianamenin kabulü aşamasına kadar suç ve şüpheli hakkında yaptığı incelemeler.
Soruşturma izni: Haklarında belirli durumlarda soruşturma amirin iznine tabi kişiler hakkında verilen izin.
Suç eşyası: Suçta kullanılan veya kendiliğinden bulundurulması suç olan eşya.
Suçtan zarar gören: Mağdur.
ka: Suçun delillendirilmesi, ispat hali.
Süre: Hukuki işlemlerin ortaya konması gereken zaman..
Şartla salıverme: Cezasının bir kısmını çeken hükümlünün iyi hali gözetilerek, geri kalan kısmını dışarıda geçirmesi ve bu sürede tekrar suç işlememesi şartını içeren durumdur.
Şikâyetçi (Müşteki): Şikâyet eden, şikâyete hakkı olan.
Şüpheli: Soruşturmaya konu olan kişi.
Tahliye: Haksız yere bir taşınmazı işgal eden kişinin devlet gücü ile taşınmadan çıkarılması; hükümlü ve tutuklunun cezaevinden çıkarılması.
Talep: İstem, isteme.
Talimat: Bir yer Savcılığı veya mahkemesinin diğer yer savcılık veya mahkemesinden soruşturma veya dava için bir işlem yapması istemi.
Tanık: Soruşturma veya dava konusu ile ilgili bilgisi olan ve dinlenmesine karar verilen kişi.
Tebellüğ: Bir bildiriyi imza karşılığı alma.
Tebliğ: Bir kararı muhatabına resmi olarak iletme.
Tedbir: Henüz kararı verilmeyen konularda ,dava sonuna kadar belirli önlemlerin alınması.
Tekemmül: Tamamlama.
Tekit: Üsteleme.
Temerrüt: Gecikme.
Temlik (Temellük): Devretme, devralma.
Temyiz: Üst mahkeme incelemesi talebi.
Tenkis: Azaltma.
Tensip: Uygun görme.
Teraküm: Birikme, yığılma.
Tereke (Bırakıt): Ölenin aktif malvarlığı.
Teşmil: Yayma.
Tevzii (bürosu): Dağıtma (Gelen evrak ve davayı ilgili birimlere dağıtan büro).
Tutuklama: Tedbir, soruşturma veya davanın daha selim yürümesi için hürriyetin kısıtlanmasına ilişkin karar.
Tutuklu: Tutuklanan şüpheli veya sanık.
Ücret – i vekalet: Avukatlık ücreti.
UYAP (Ulusal Yargı Ağı Projesi): Bütün adli işlemlerin elektronik ortamda yapılarak muhafazasını sağlayan proje; bu projenin ardından ulusal yargı ağına verilen kısa isim.
Uzlaşma: Belirli bir edim karşılığı olarak veya olmayarak şüpheli ve mağdur tarafın anlaşıp uzlaşması sonucu dava açılmaması veya düşmesi.
Vareste (Bağışık): Mahkeme kararı ile duruşmaya katılmama izni.
Vasıf: Suçun hangi kanun maddesini ihlal ettiğine ilişkin olan hukuki tabir; nitelik.
Vasi: Vesayet atındakinin hukuki işlemlerini yapan, mahkeme kararı ile atanan kişi.
Vekil: Vekalete dayalı iş yapan.
Velayet (veli): Reşit olmayan çocuğun kanuni temsilcisi, kanuna göre anne ve baba.
Veraset (ilamı): Mirasçıları gösteren belge.
Vesayet: Vasi ile temsil edilme hali.
Yakalama emri: Çağrıldığı halde mahkemeye gelmeyen kişinin yakalanması için çıkarılan karar.
Yargılama gideri: Soruşturma ve mahkeme aşamasında yapılan masraflar.
Yargılamanın yenilenmesi: Kesinleşen bir yargı kararının, belirli şartların varlığında tekrar görülmesi.
Yaş tashihi: Nüfusa yanlış yazılan yaşın mahkemece düzeltilmesi.
Yazı işleri: Mahkemenin yazı işlerini yürüten birim.
Yediemin: Birden çok kişi arasında hukuki durumu çekişmeli olan bir malın, çekişme sonuçlanıncaya kadar emanet olarak bırakıldığı kimse, güvenilir kişi.
Yemin: Tanıkların veya tarafların doğru söylediğine ilişkin bağlayıcı metni tekrarlamaları.
Yetki: Yasal olarak bir merciin bakabileceği işler.
Yokluk (Keenlemyekün): Hukuken işlemin sonuç doğurmaması.
Yürütmeyi durdurma: Hukuki işlemin yürümesinin engellenmesi.
Zabıt: Bir hukuki durumu tespit eden yazılı kağıt.
 Zamanaşımı: Kanunda öngörülen ve belirli koşullar altında geçmekle, bir hakkın kazanılmasını, kaybedilmesini veya bir yükümlülükten kurtulmayı sağlayan süre.
Zımni (Kabul, ret): Üstü kapalı, açık olmayan; ima yoluyla.
Zilyetlik: Sahibi kendisi olsun olmasın bir malı kullanmakta olan, elinde tutan kimse.

26) ATATÜRK İNKILAPLARI 

Siyasi alanda yap
ılan inkılâplar:
      1 –  Saltanatın Kaldırılması (1 Kasım 1922)
      2 –  Cumhuriyet’in ilanı (29 Ekim 1923)
      3 –  Halifeliğin Kaldırılması (3 Mart 1924)

Toplumsal yaşayışın düzenlenmesi:
      1 –  Şapka İktisası (giyilmesi) Hakkında Kanun (25 Kasım 1925)
      2 –  Tekke ve Zaviyelerle Türbelerin Seddine (kapat
ılmasına) ve Türbedarlıklar ile Birtakım Unvanların Men ve İlgasına Dair Kanun (30 Kasım 1925)
      3 –  Beynelmilel Saat ve Takvim Hakkındaki Kanunların Kabulü (26 Aralık 1925). Kabul edilen bu kanunlarla Hicri ve Rumi Takvim uygulaması kaldırılarak yerine Miladi Takvim, alaturka saat yerine de milletlerarası saat sistemi uygulaması benimsenmiştir.
      4 –  Ölçüler Kanunu (1 Nisan 1931). Bu kanunla ölçü birimi olarak medeni milletlerin kullandıkları metre, kilogram ve litre kabul edilmiştir.
      5 –  Lakap ve Unvanların Kaldırıldığına Dair Kanun (26 Kasım 1934)
      6 –  Bazı Kisvelerin Giyilemeyeceğine Dair Kanun (3 Aralık 1934). Bu kanunla din adamlarının, hangi dine mensup olurlarsa olsunlar, mabet ve ayinler dışında ruhani kisve (giysi) taşımaları yasaklanmıştır.
     7 –  Soyadı Kanunu (21 Haziren 1934)
     8 –  Kemal Öz Adlı Cumhur reisimize Atatürk Soyadı Verilmesi Hakkında Kanun (24 Kasım 1934)
     9 –  Kadınların medeni ve siyasi haklara kavuşması:
            a –  Medeni Kanun’la sağlanan haklar
            b –  Belediye seçimlerinde kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanıyan kanunun kabulü (3 Nisan 1930)
            c –  Anayasa’da yapılan değişiklerle kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkının tanınması (5 Aralık 1934)

Hukuk alan
ında yapılan inkılâplar:
     1 –  Şeriye Mahkemelerinin kaldırılması ve Yeni Mahkemeler Teşkilatının Kurulması Kanunu (8 Nisan 1934)
     2 –  Türk Medeni Kanunu (17 Şubat 1926)

Dini hukuk sisteminden ayr
ılarak laik çağdaş hukuk sisteminin uygulanmasına başlanmıştır.

Eğitim ve Kültür alanında yapılan inkılâplar:
     1 –  Tevhid – i Tedrisat Kanunu (3 Mart 1924). Bu kanunla Türkiye dahilindeki bütün bilim ve öğretim kurumları Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlanmıştır.
     2 –  Yeni Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında Kanun (1 Kasım 1928)
     3 –  Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti’nin Kuruluşu (12 Nisan 1931). Cemiyet daha sonra Türk Tarih Kurumu adını almıştır (3 Ekim 1935). Kültür alanında yeni bir tarih görünüşünü ifade eden kurumun kuruluşuyla ümmet tarihi anlayışından millet tarihi anlayışına geçilmiştir.
     4 –  Türk Dili Tetkik Cemiyeti’nin kuruluşu (12 Temmuz 1932). Cemiyet daha sonra Türk Dil Kurumu adını almıştır (24 Ağustos 1936). Kurumun amacı, Türk dilinin öz güzelliğini ve zenginliğini meydana çıkarmak, onu dünya dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmektir.
     5 – 
İstanbul Darülfünunu’nun kapatılmasına Milli Eğitim Bakanlığı’nca yeni bir üniversite kurulmasına dair kanun (31 Mayıs 1933). İstanbul Üniversitesi 18 Kasım 1933 günü öğretime açılmıştır

27) KURTULUŞ SAVAŞI HAZIRLIK DÖNEMİ
       Mustafa Kemal’in Samsun’a ç
ıkması:Samsun raporunda; bölgedeki olayların rum çeteler tarafından çıkarıldığını İngilizlerin Samsun’u haksız yere işgal ettiğini açıklamıştır.

       Havza genelgesi (28 may
ıs 1919):Mondros’a karşı çıkılmıştır. Ulusal bilinç uyandırılmaya çalışılmıştır.

       Amasya genelgesi (22 haziran 1919): As
ıl amaç ulusal bağımsızlığı gerçekleştirmek olmasına karşın ulusal egemenlik anlayışını da içermektedir. İleride nasıl bir yönetim kurulacağının ip ucudur. Ulusun bağımsızlığını, yine ulusun azim ve kararı kurtaracaktır. Mondros ateşkesine açık bir şekilde karşı çıkılmıştır. Amasya genelgesinden sonra 7 – 8 temmuz gecesi, Mustafa Kemal görevden alındı, Mustafa Kemal de görevinden istifa etti.

       Erzurum kongresi (28 temmuz  – 7 a
ğustos 1919) : Temsil kurulu seçilmiştir. En somut sonucudur.

Mustafa Kemal kurtuluş savaşında lider durumuna getirmiştir. Meclisi Mebusanın toplanması istemiştir. Mustafa Kemal’in sivil olarak katıldığı ilk kongredir. İki üye istifa ederek yerlerine Mustafa Kemal seçilmiştir.
       Temsil heyeti: İlk defa Erzurum kongresinde ortaya çıkmış, Sivas kongresinde üye sayısı arttırılmıştır. TBMM açılıncaya kadar kurtuluş savaşını yürütmüştür. Başkanı Mustafa Kemal’dir.

        Sivas kongresi (4 – 11 eylül 1919): Erzurum kongresi kararlar
ını temel olarak genişletmiştir. Kongrenin açılmasında başkanlık ve manda sorunu yaşanmıştır. Anadoludaki tüm ulusal güçler birleştirilmiştir. Sivas kongresinin en önemli sonuçlarından biri Damat Ferit hükümetinin istifa ettirilmesidir. Anadolu hareketinin İstanbul hükümetine karşı kazandığı ilk siyasi başarıdır.
        Amasya görüşmeleri (20 – 22 ekim 1919): İstanbul hükümeti, temsil kurulunu resmen tanımış oluyordu. İstanbul hükümeti ve temsil kurulu ilk kez birlikte hareket etmişlerdir. İkisi gizli beş protokol yapılmıştır. Ancak İstanbul hükümeti seçimlerin yapılması dışında alınan kararlara uymamıştır.

        Son osmanl
ı mebusan meclisinin açılması (12 ocak 1920)
       Misak – ı Milli (ulusal ant) (28 ocak 1920): İstanbul itilaf devletleri tarafından resmen işgal edilmiştir. Ankara da TBMM açılmasına neden olmuştur. Türk yurdunun sınırları çizilmiştir. Kurtuluş savaşının programı oluşmuştur. Sorunlara, barışçı çözüm önermiştir. Meclis kararlarıdır. Tam bağımsızlık istenmiştir. Padişah onaylamamıştır. Dünyadaki ülkelerin meclislerini duyurulması kararlaştırılmıştır.
       TBMM nin açılması (23 nisan 1920 )
Meclisi mebusanın kapatılması üzerine ortaya çıkan parlamento boşluğunu doldurmak, ulusal bağımsızlık ve egemenliği sağlamaktır. Alınan ilk kararlar (24 nisan 1920) Padişahtan bağımsız olması amaçlandı. Osmanlı saltanatının yok sayılmasına karar verildi. TBMM yasama ve yürütme yetkilerini kendinde topladı. (Amaç savaş koşullarında alınacak kararların hızlandırılmasıdır. )
Meclis hükümeti sistemi kabul edilmiş oluyordu. 1921 anayasası ile hukuki geçerlilik de kazanacaktır. Ttemsil kurulunun görevini sona erdirmiştir. Hıyanet – i vataniye yasası çıkarıldı. Kurtuluş savaşını yürütmüş üyeleri istiklal mahkemelerinde görev almış 23 nisan 1920  – 1 nisan 1923 tarihleri arasında görev yapmış ve saltanatı kaldırmıştır.

       TBMM nin ilk kanunlar
ı
TBMM, milli mücadeleye kaynak sağlamak için küçükbaş (ağnam) hayvanlardan alınan vergiyi artırmıştır. Bunun yanında hıyaneti vataniye kanununu çıkarılarak otoritesi güçlendirilmiştir. Kanunun gerekçesi asker kaçaklarının artması ve ayaklanmaların çıkmasıdır. Firariler hakkında kanun çıkarılarak askerden kaçanları yargılamak üzere istiklal mahkemeleri kurulmuştur.

      Sevr bar
ış antlaşması (10 ağustos 1920): Osmanlı parlamentosunda onaylanmadığından hukuken geçersizdir. Kurtuluş savaşı kazanıldığı için uygulanmamıştır.
TBMM antlaşmayı tanımadığı gibi imzalayanları da vatan haini ilan etmiştir. Antlaşmanın amacı Türk ulusuna son vermekti. Bu durum ise Türk ulusunun bağımsızlık mücadelesini hızlandıracaktır. (Batılı devletlerin Osmanlı devletini nasıl paylaşacakları tartışmasının uzaması diğer antlaşmalara göre daha geç imzalanmasına neden olmuştur.)

       Muharebeler dönemi
              1. Do
ğu cephesi
              2. Güney cephesi
              3. Bat
ı cephesi

      Do
ğu cephesi: TBMM nin açtığı ilk cephedir. Ermeni ve gürcüler 1. Dünya savaşı bunulımından yararlanarak;kars, ardahan ve batum u işgal etmişlerdi. (T ürk ordusunun başarısı ile Gümrü barışıyapılmıştır..”Ermenilerle”) Kars ve çevresi Türklere geri verildi. Ermenistan Misak – ı Milliyi tanıdı. TBMM yi tanıyan ve sevr den vazgeçen ilk devlet Ermenistandır.  TBMM nin imzaladığı ilk anlaşmadır. (TBMM nin uluslararası alanda ilk başarısıdır)

     Güney cephesi: Fransa ile Ankara antlaşması 20 ekim 1921 ile sona ermiş ve güney sınırı çizilmiştir
.
      Bat
ı cephesi: TBMM nin kurduğu düzenli ordu savaşmıştır. Yunanlılara karşı açılmıştır. En büyük muharebeler burda verilmiştir. Bu muharebeler 1. ve 2. İnönü savaşları, Kütahya, Eskişehir savaşları, Sakarya meydan savaşı ve Büyük taarruzdur.

      1.
İnönü savaşı (6 – 10 ocak 1921): Savaşı TBMM ordusu kazanmıştır. Yeni kurulan düzenli ordunun ilk başarısıdır. Halkın TBMM ye olan güveni artmıştır. Savaş sonrasi ilk anayasa kabul edildi. (20 ocak 1921) İstiklal marşı kabul edildi. İtilaf devletleri Londra konferansını topladı.

       Londra konferans
ı (21 şubat  – 12 mart 1921): Amaç; Servi değiştirip TBMM ye kabul ettirmektir. TBMM ise Misak – ı Milliyi dünya kamu oyuna kabul ettirmek için katıldı. İtilaf devletleri TBMM yi ilk kez resmen tanımış oldular.
       Moskova antlaşması(16 mart 1921): Sovyet Rusya ile imzalandı. Her iki devlet eski anlaşmaları geçersiz saydı. Böylece Sovyet Susya kapitülasyon hakkından ilk vazgeçen devlet oldu. Misak – ı Milli yi ilk tanıyan büyük devlet oldu. Batum ilk taviz verildi. Doğu sınırı güvence altına alındı.

       2.
İnönü savaşı ( 22 – 31 mart 1921 ): Yunanlıların 1. İnönü mağlubiyetinin izlerini silmek istemesi

       Eskişehir, Kütahya savaşları (10  – 24 temmuz 1921): TBMM ordusu Sakarya nehrinin doğusuna çekildi. Mustafa Kemal başkomutanlığa getirildi. Tekalif – i Milliye yasası çıkarıldı.

       Başkomutanlık kanunu: Mustafa Kemal in ordunun başına geniş yetkilerle geçmesi olarak belirlenmiştir.

       Sakarya savaşı ( 23 Ağustos  – 12 Eylül 1921): Yunanlıların son saldırı savaşı oldu. Mustafa Kemal’e gazilik ve mareşallik rütbesi verildi. Kars antlaşması imzalandı. Ankara antlaşması imzalandı. Türklerin geri çekilişi sona erdi.

        Kars antlaşması: Sakarya savaşından sonra imzalanmıştır. TBMM ile Sovyet Rusya denetimi altında dostluk antlaşmasıdır. Doğu sınırı kesinleşmiştir


        Ankara antlaşması ( 20 ekim 1921): TBMM yi tanıyan ilk itilaf devleti Fransa olmuştur.


28) DÜNYA’NIN EN’LERİ


Dünyan
ın en yüksek şelalesi: Angel-Venezuela–1.000 m.
Dünyanın en büyük nehri: Nil-Afrika
Dünyanın en yüksek dağı: Everest-Asya–8.848 m.
Dünyanın en büyük çölü: Büyük Sahra Çölü-Orta/Kuzey Afrika
Dünyanın en büyük yanardağı: Tambora-Endonezya
Dünyanın en büyük mağarası: Carlsbad Mağarası-New Mexico ABD
Dünyanın en büyük gölü: Hazar Denizi-Orta Asya–394.299 km²
Dünyanın en büyük adası: Grönland-Kuzey Atlantik–2.175.597 km²
Dünyanın en sıcak yeri: Al’Aziziyah-Libya–577 C
Dünyanın en soğuk yeri: Vostock II- -892 C
Dünyanın en kalabalık ülkesi: Çin–1.237.000.000 kişi
Dünyanın en geniş ülkesi: Rusya–10.610.083 km²
Dünyanın en küçük ülkesi: Vatikan–0.272 km².
Dünyanın en kalabalık şehri:Tokyo-Japonya–26.500.000 kişi
Dünyanın en uzun binası: Suyong Bay Tower-Pusan(Güney Kore): 88 kat 462 m.
Dünyanın en uzun demiryolu tüneli: Seikan-Japonya–539 km.
Dünyanın en uzun karayolu tüneli: St.Gotthard-İsviçre-16.4 km.
Dünyanın en uzun kanalı: Panama kanalı-Panama–815 km.
Dünyanın en uzun köprüsü: Akashi-Japonya–1.990 m.
Dünyada en çok konuşulan dil: Çince (mandarin)-885.000.000 kişi
Dünyan
ın en çok ülke ile sınırı olan ülke: Çin (15 ülke ile sınırı var)
Dünyanın en yüksek yerleşim yeri: Webzhuan Çin-Deniz seviyesinden 5.090 m. yukarıda
Dünyanın en alçak yerleşim yeri: Calipatria Kaliforniya ABD -deniz seviyesinin 54 mt. Altında
Dünyanın en uzun kesintisiz sınırı: ABD-Kanada sınırı.
En geniş ülke:Rusya – 10.610.083 km²
En küçük ülke: Vatikan – 0.272 km²
En çok ülke ile s
ınır komşusu olan ülke: Çin – 15
En uzun kesintisiz sınır: ABD – Kanada
En kalabalık şehir merkezi: Tokyo – 26.5 milyon
En geniş alana yayılmış şehir: Mt. Isa Queensland Avustralya – 25.427 km²
En yüksek yerleşim birimi: Webzhuan Çin – deniz seviyesinden 5.090 metre yukarıda
En alçak yerleşim birimi: Calipatria Kaliforniya ABD – deniz seviyesinin 54 metre altında
En kuzeydeki yerleşim birimi: Ny Alesond Norveç – 78.5 derece kuzey
En güneydeki yerleşim birimi: Puerto Williams Şili – 55.1 derece güney
En
ıssız yerleşim olmayan ada: Tristan da Cunha – Güney Atlantik
En çok dil konuşulan ülke:Papua Yeni Gine – 869
En kuzeydeki kara parças
ı: Islet of Odaaq Grönland açıklarında
En güneydeki kara parçası: Güney Kutbu Antarktika

TÜRK
İYE’NİN ENLERİ VE İLKLERİ
 – İlk hava şehidimiz Fethi Bey’dir.
 – İlk Türk uçağı Mavi Işık’tır(Kayseri/1979)
 – Dünyanın ilk ve tek cellat mezarı İstanbul Eyüp’te yer alır.
 – Nargile Osmanlı’ya ilk olarak Yavuz Sultan Selim zamanında Hindistan’dan getirildi.
 – Yerleşim yerine yapılan ilk baraj Denizli Gökpınar Barajı’dır.
 – Türkiye’de ilk nüfus sayimi 1927 y
ılında yapıldı.
 – En fazla yağış alan ilimiz Rize’dir.
 – TBMM’nin ilk başkanı Fethi Okyar’dir.
 –
İlk başbakanımız İsmet İnönü’dür.
 – En büyük adamız Gökçeada’dır.(Çanakkale)
 – İngilizce ile eğitime başlayan ilk Türk okulu Ankara TED Koleji’dir.(1954)
 – Türkiye’de özürlülere yönelik ilk otel Antalya’da hizmete girmiştir
 – Türkiye’nin ilk özel hayvanat bahçesi Bo
ğaziçi Hayvanat Bahçesi’dir.(İzmit – Darıca)
 – Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk anayasası 1924 anayasasıdır.
 – Türkiye’nin en çok otel bulunan yeri Eminönü’dür.
 – Türkiye’de feribot ile taşımacılık yapılan tek göl Van Gölü’dür.
 – K
ıbrıs Barış Harekatı esnasında uçaklarımızın yanlışlıkla vurduğu gemimiz Kocatepe’dir.
 – Türkiye’nin ilk kadın bakanı Türkan Akyol’dur.
 – İlk şah tuğrası Yavuz Sultan Selim’in tuğrasında görülmeye başlanmıştır.
 – İlk Türkçe ezan İstanbul Fatih Camii’nde okundu.
 – Türkiye’nin ilk televizyon yayını İstanbul’dan yapıldı.
 – Cumhuriyet döneminde kurulan ilk muhalefet partisi Terakkiperver Cumhuriyet Fırka’sıdır.
 – Türkiye’de ilk politika okulu Nazif Ülken tarafından kurulmuştur.
 – Türkiye’de en fazla milletvekili seçilen İsmet İnönü’dür.(14 defa)
 – Ramazan çadırı ilk kez 1995 yılında Üsküdar Belediyesi tarafından kuruldu.
 – Cumhuriyet tarihinin en uzun süreli azınlık hükümeti Anasol – D hükümetidir.
 – Türkiye’deki ilk mali kurum Emniyet Sandığı’dır.
 – Türkiye’nin bilinen ilk erkek hemşiresi Murat Bektaş’tır.
 – Türkiye’nin ilk haber ajans
ı Anadolu Ajansı’dır.(1920)
 – Türkiye’nin ilk sınır ötesi harekâtı Kıbrıs çıkarmasıdır.
 – Türkiye’de kurulan ilk parti C.H.P’dir.
 – Latin alfabesine resmi olarak ilk geçen Türk devleti Azerbaycan’d
ır.
 – Türkiye’nin en düşük gelir elde edilen ili Muş’tur.
 – Yüzölçümü itibariyle en küçük komşumuz Ermenistan’dır.
 – Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin ilk başkanı M.Kemal’dir.
 – Türkiye’de bask
ı tekniğini ilk kez İbrahim Müteferrika kurmuştur.
 – İlk TSE belgesi Yıldırım Bayezid devrinde çıkarılmıştır.
 – Türkiye’nin en yüksek minaresi Selimiye Camisinde bulunur.
 – Türkiye Cumhuriyeti devletini ilk kabul eden devlet Ermenistan’d
ır.
 – Osmanlı Devleti’nin ilk bankası Banka – i Der Saadet’tir.(İstanbul Bankası)
 – Türkiye’de ilk uçak fabrikası Kayseri’de açıldı.
 – Kelaynak kuşları ülkemizde sadece Urfa’nın Birecik ilçesinde bulunur.
 – En işlek kara sınırımız Yunanistan sınırıdır.
 – Türkiye’de öldürülen ilk başbakan Nihat Erim’dir.
 – Türkiye’de ilk
İngilizce gazete İlknur Çevik tarafından çıkarılmıştır.
 – Türkiye’nin ilk haber spikeri Zafer Cilasun’dur.
 – Mallarda kalite arayan ilk millet Türkler’dir.
 – Türkiye d
ışarıya ilk olarak G.Kore’ye asker göndermiştir.
 – Türkiye’nin en eski şehri Hakkari’dir.
 – Türkiye’de taşkömürünü ilk defa Uzun Mehmet bulmuştur.
 – Konya Türkiye’nin en uzun karayolu a
ğına sahiptir.
 – Türkiye’nin en kalabalık mezarlığı İstanbul Karacaahmet Mezarlığı’dır.
 – Dünyada en fazla konuşulan diller sırasıyla şöyledir: Çince, Hintçe, İngilizce, İspanyolca ve Türkçe’dir.
 – Türkiye’de ilk milletvekili seçimleri I.Meşrutiyet’de yapıldı.
 – Ege Bölgesi’nde en uzun k
ıyılara sahip ilimiz Muğla’dır.
 – Karadeniz’in en yüksek dağı Kaçkar Dağı’dır.
 – Taşkömürü ilk defa Zonguldak’ta çıkarılmıştır.
 – Türkiye’de petrol arama çal
ışmaları ilk defa İskenderun’da yapılmıştır.
 – Türkiye’nin en zengin boksit yatakları Seydişehir’de bulunur.
 – Türkiye’de heyelan en çok kış mevsiminde görülür.
 – Türkiye’nin doğusu ile batısı arasında 76 dakikalık zaman farkı vardır.
 – Türkiye’nin ilk turistik yerleşim yeri Çeşme’dir.
 – Türkiye’nin en do
ğu ucunda Iğdır ili bulunur.
 – Türkiye’nin çay yetiştirilen tek yöresi D.Karadeniz’dir.
 – Türkiye’de rüzgar
ın en etkili olduğu yer İç Anadolu’dur.
 – Türkiye’nin en az göç veren bölgesi Marmara Bölgesidir.
 – Türkiye’nin en az ormana sahip bölgesi G.Anadolu Bölgesi’dir.
 –
İç Anadolu Bölgesi’nin en yüksek yeri Erciyes Dağı’dır.
 – Ulaşım yapılabilinen tek akarsuyumuz Bartın Çayı’dır.
 – Ülkemizde ilk dokuma fabrikas
ı Nazilli’de açılmıştır.
 – Ülkemizde ilk şeker fabrikası Uşak’ta açılmıştır.
 – Ülkemizde ilk demir – çelik fabrikas
ı Karabük’te açılmıştır.
 – Kayısı,fındık,çay üretiminde ülkemiz ilk sırada yer alır.
 – Dünya bor rezervlerin %70′i ülkemizde yer alır.
 – Ülkemizde ipek böcekçiliği en fazla Marmara Bölgesi’nde yapılır.
 – Türkiye’nin en fazla kara sınırı Suriye ile(877),en az kara sınırı ise Nahçıvan iledir(10)
 – Ege kıyıları en uzun kıyımızdır.
 – Ülkemizin en büyük gölü Van Gölü’dür.
 – Türkiye’nin en uzun akarsuyu,K
ızılırmak’tır.
 – Zonguldak kömür yatakları birinci zamanda oluşmuştur.
 – Çanakkale ve İstanbul boğazları dördüncü zamanda oluşmuştur.
 – Kıyılarımıza en yakın ada Midilli Adası’dır.

 – Türkiye dışında Türk bayrağının dalgalandığı tek kale Caber Kalesi’dir


29) İnfaz Koruma Memurunun Görevleri Nelerdir?
Cezaevine giren tutuklu ve hükümlülerin üzerini arar ve taşıdıkları kıymetli eşyayı emniyet altında bulundurur.
Cezaevinde bulunan tutuklu ve hükümlüler hakkında bir takım kayıtları tutar.
Tutuklu ve hükümlüleri koğuşlarına götürerek koğuş kapılarını kilitler.
Koğuşları belirli periyotlarla kontrol eder, çalışan tutuklulara nezaret eder.
Kapı, pencere ve bahçe kapılarının iyi bir şekilde kapatılıp kapatılmadığını ve kaçma girişimiyle ilgili herhangi bir çalışma olup olmadığını muayene ve tespit eder.
Tutuklu ve hükümlüleri yemek, banyo ihtiyaçlarını , revire çıkarma, görüşlere götürülüp getirme, mahkemeye hazırlama, tıraş, kantin ihtiyaçlarının temini, yöneticilerle görüştürülmesi işlemini yapar.
Günde en az 3 defa hükümlülerin ve tutukluların sayımını yapar.
Cezaevlerinde çıkabilecek olaylara anında müdahale ederek olayın büyümesini engeller ve sükunetin devamını sağlar.
Cezaevinde kısmi ve genel aramaları yaparak bulundurulması ve girmesi yasak olan maddelerin girişine engel olur.
Ağır ceza merkezi olmayan (kaza ceza evi) yerlerde katip, idari memurunun bulunmadığı ceza evlerinde sevk ve idareden bütün olarak sorumludur.
Cezaevinin temizliğinden sorumludur.

30) Cezaevi Müdürünün Görevleri Nelerdir?
a) Kurum personeli üzerinde mevzuatın öngördüğü şekilde gözetim ve denetim hakkını kullanmak,
b) Kurum personeline verilen yazılı veya sözlü emirlerin yerine getirilip getirilmediğini izlemek ve denetlemek,
c) Mevzuat ve yetkili mercilerce verilen emirler çerçevesinde kurumun genel idare ve işyurduna ait hesap işlerinin yürütülmesini ve denetimini yapmak,
d) Hükümlülerin iyileştirilmesi, bilgilerinin artırılması, atölye çalışmaları, kişisel uğraşlarının düzenlenmesi ve geliştirilmesinin sağlanması bakımından mevzuat hükümlerini uygulamak ve sağlık durumlarıyla yakından ilgilenmek,
e) Kamu kurum ve kuruluşları ile bakanlıklar tarafından istenilen istatistiki bilgi ve belgelerin hazırlanmasını sağlamak ve Cumhuriyet başsavcılığına sunmak,
f) Haftada en az bir defa olmak üzere gündüzleri, on beş günde en az bir defa olmak üzere de geceleri kurumun bütün faaliyetlerini tetkik ederek, işlerin mevzuat ve emirler çerçevesinde yürüyüp yürümediğini denetlemek ve aldığı sonuçları ve gördüğü eksiklikleri denetleme defterine kaydetmek ve takip etmek,
g) Kurum hizmetleriyle ilgili genel ihtiyaçları, öncelikleri, bir sonraki yılda yapılacak işleri belirlemek ve bu konularla ilgili tahmini gider verilerini hazırlayarak Bakanlığa sunmak,
h) Asayiş, güvenlik, sağlık ve benzeri konularda ortaya çıkan sorunlarla ilgili gecikmeksizin önlem almak, önlemlerin yetersiz kalması halinde, durumu derhal Cumhuriyet başsavcılığı aracılığıyla Bakanlığa bildirmek,
ı) Mevzuatla verilen diğer görevleri yapmak.
a) Kurum personeli üzerinde mevzuatın öngördüğü şekilde gözetim ve denetim hakkını kullanmak,
b) Kurum personeline verilen yazılı veya sözlü emirlerin yerine getirilip getirilmediğini izlemek ve denetlemek,
c) Mevzuat ve yetkili mercilerce verilen emirler çerçevesinde kurumun genel idare ve işyurduna ait hesap işlerinin yürütülmesini ve denetimini yapmak,
d) Hükümlülerin iyileştirilmesi, bilgilerinin artırılması, atölye çalışmaları, kişisel uğraşlarının düzenlenmesi ve geliştirilmesinin sağlanması bakımından mevzuat hükümlerini uygulamak ve sağlık durumlarıyla yakından ilgilenmek,
e) Kamu kurum ve kuruluşları ile bakanlıklar tarafından istenilen istatistiki bilgi ve belgelerin hazırlanmasını sağlamak ve Cumhuriyet başsavcılığına sunmak,
f) Haftada en az bir defa olmak üzere gündüzleri, on beş günde en az bir defa olmak üzere de geceleri kurumun bütün faaliyetlerini tetkik ederek, işlerin mevzuat ve emirler çerçevesinde yürüyüp yürümediğini denetlemek ve aldığı sonuçları ve gördüğü eksiklikleri denetleme defterine kaydetmek ve takip etmek,
g) Kurum hizmetleriyle ilgili genel ihtiyaçları, öncelikleri, bir sonraki yılda yapılacak işleri belirlemek ve bu konularla ilgili tahmini gider verilerini hazırlayarak Bakanlığa sunmak,
h) Asayiş, güvenlik, sağlık ve benzeri konularda ortaya çıkan sorunlarla ilgili gecikmeksizin önlem almak, önlemlerin yetersiz kalması halinde, durumu derhal Cumhuriyet başsavcılığı aracılığıyla Bakanlığa bildirmek,
ı) Mevzuatla verilen diğer görevleri yapmak.